Öne Çıkanlar Teysir Ebu Sinine Mehmet Salik Mumcu Romanların Milenyumu Sempozyumu Belediye tiyatrosu muvaffakiyet kadrosuyla yeni sezona başlıyor Baba Destek Programı

TAZİYE EVİNDE YEMEK YENMEZ Kİ...

Özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde bir gelenek haline gelen taziye yemekleri acılı aileleri içinden çıkılmaz bir hale sokuyor.

- Bu haber 9 kez okundu.

TAZİYE EVİNDE YEMEK YENMEZ Kİ...

Araştırma ve yorum: Kent Yaşam Gazetesi

BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEMELİ!..

Cenaze sahibinin taziye için gelenlere yemek ikramında bulunması:

Öyle bir alışkanlık ki, ne gerçek anlamda geleneklerle bağdaşıyor!

Ne de inancımızda yeri vardır!

Bunu bir zorunluluk kabul ederek:

Hem bankalardan kredi çekerek taziye yemeği verilmez! Hem sağdan soldan borç alınarak taziye yemeği verilmez! Hem de evden bir şeyler satarak da taziye yemeği verilmez! Çünkü böyle bir zorunluluk ve de sorumluluk yoktur!

Onun için de uygulanıp gelen bu tür alışkanlığa bir son verilmeli...

Bu alışkanlığın tamamen ortadan kaldırılması için, her yerin etkin ve yetkin insanları üzerine düşeni yapmalıdır artık!

Hem de geç kalmadan yapmalılar!

Çünkü cenaze evi için ikinci bir yıkım olan böyle ikramlar yüzünden, nice borçlanmalara gidildiği, eve ait nice kıymetlerin satışa sunulduğu da başka bir acı gerçektir!

Tarihi iyi okumalı...

Arkeolojik çalışmalara bakılırsa, binlerce yıl önce, ölü evlerinde toplananlara bazı ikramlarda bulunulmuştur.

Ancak bu ikramların, ölü sahibi tarafından mı, yoksa yakınlarla komşular tarafından mı tedarik edildiğini iyi irdelemek gerekir.

Rivayete göre:

Cafer b. Ebu Talip (RA) ölünce, Hz Peygamber (AS) şöyle buyurdu:

‘’Cafer’in ailesine yemek yapıp götürün. Çünkü başlarına kendilerini meşgul edecek bir musibet gelmiştir.’’

İşte buradan yola çıkarak:

Başlarına musibet gelen her cenaze evine aynı şekilde destek olunmalıdır! Çünkü ölü ailesi böylesine bir taziye yemeği için uğraşırsa, bu onlar için ikinci bir yıkım olur!

Yaşananlardan bir örnek daha:

Evin genç yaştaki evladı vefat eder. Kasabanın ileri gelenleri toplanıp taziye için ölü evine giderler. Ancak ölen gencin babası evde değildir.

‘’Kendisi pilav pişecek kazanları toplamak için dolaşıyor’’ der oradakiler.

Bunun üzerine, taziye için gelenlerin arasındaki İlk Okul Öğretmeni: ‘’Olmaz böyle bir şey... Zaten onun acısı vardır. Zaten ağır bir yıkım yaşıyor, oysa bizim oralarda bu işi yakınlar ve komşular yapar, onlar evlerinden getirip ikramda bulunur’’ der.

Ne diyelim, en iyisi böyle bir yanlış alışkanlıktan kurtulalım!

Böyle bir yanlış alışkanlığın hem inancımızda hem de tarihsel geçmişimizde yerinin olmadığını, her yeri geldiğinde herkese anlatalım artık!

BÖYLE DE OLMAZ Kİ...

YAŞADIĞIMIZ GÜNLERİN EKONOMİK YÜKÜ ORTA YERDEYKEN...

TAZİYE EVİNDE YEMEK YENMEZ Kİ...

TAZİYE EVİ: YEMEĞİ DEĞİL, ACILARI PAYLAŞMAK YERİDİR!

SOSYAL DEVLETİN YOKSULLUĞA ÇARE BULAMADIĞI BİR GERÇEKTİR! BÖYLESİNE SORUNLAR BİRAZ DA BURADAN KAYNAKLANIYOR ASLINDA.

İYİSİ Mİ? KARŞILIKLI BİR ANLAYIŞLA ACIYI PAYLAŞIP, İKRAMI UNUTMALI!..

UNUTMALI Kİ, HEM TAZİYE EVİNE İKİNCİ BİR YIKIM OLMASIN!

HEM DE TAZİYE İÇİN GELENLERDE BİR BEKLENTİ OLMASIN!

EĞER AKRABA VE KOMŞULARIN GETİRDİĞİ İKRAMLAR VARSA, SADECE ONLAR PAYLAŞTIRILSIN.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.